Aynı ölümü defalarca izlemek / Alice

Bilim Kurgu türünde en sevdiğim temalardan biri olan paralel evrenler, ya da alternatif evrenler bu dizinin de konusuydu. Bu aralar o kadar çok işlemeye başladılar ki bu konuyu, artık herkesin var olan gerçeklikten kaçıp, alternatif dünyalara sığınmak istediği iyice bariz oldu.

16 bölümlük SBS dizisinin yönetmeni Beautiful Gong Shim dizisini de yönetmiş. Yazarın daha önce ne yazdığını bulamadım ama diziye iyi başlamışken finali batırdığını söyleyebilirim. Daha önce pek çok paralel dünya filmi ve dizisi izlemiş biri olarak senaryoda pek çok boşluk ve mantıksızlık olduğunu hissettim. Şimdi spoiler olmasın diye her birini tek tek açıp peki böyleyse niye böyle, şöyle olmuşsa bu niye böyle olmadı diye inceleyecek değilim, ama final beni mutlu etmedi. Nette dizinin finalini tartışan pek çok izleyici de “Yok artık!” deyip duruyor. Yalnız değilim yani.

Öte yandan Joo Won’u izlemek beni hep mutlu etmiştir. Oyunculuğunu çok seviyorum. Dizide annesi ve paralel dünyadaki profesörü oynayan Kim Hee Sun da iyi oyunculardandır. Sorun şu ki bu iki karakterin aynı kişi olup olmadığı bile berrak değildi. Bir bölümde aynı kişilermiş gibiye bile getirdiler zaman gezgini kartını kullanarak ve deja vu’larla aynı anılara sahip kıldılar filan. Tamamen ayrı dünyaların kadınları bile olsalar, annenin kopyası kadınla romans rahatsız edici. . Ensest diziye çıktı dizinin adı resmen. Yazar zaman yolculuğunun yarattığı radyoaktiviteden ön lobu zedelenmiş, duygusuz olması gereken Jin Gyum’u ya öylece bıraksaydı, ya da lise arkadaşı gazeteci kızla romans yazsaydı da millet “Ana – oğul romansı mı , bu nedir?” diyerek diziyi yarım bırakmasaydı.

Ha şöyle söyleyeyim. Dizide açık açık aşk itirafı, ya da öpüşme sahnesi filan yok. Ama Kore dizilerinde çifte yazılan hemen hemen tüm romantik sahneleri profesör ile Jin Gyum’a yazmışlar. Bazı sahnelerde romantik müzik koymalar, kıza kolye hediye etmeler, kızın son ana kadar çocuğun peşinde koşması, geri dönüşler, diğer kızla kıskançlık kavgaları, açıkca böyle düşünmemize neden oluyor.

Kısaca anlatırsak Alice adı verilen bir zaman yolculuğu merkezi var. Buradan iki kişi bir kehanet kitabının peşine düşerek 1992’ye geliyorlar. Ama aynı kitabın peşindeki bir başka kişi kitabı elinde bulunduran profesörü öldürüyor. Gelen iki kişi ki biri Kim Hee Sun, diğeri Kwak Si Young kitabı alıp, profesörün küçük kızını da kurtarıyorlar.

Zaman yolcuları sevgiliymiş ve kadın da hamileymiş. Çocuğunu doğurmak için o zamanda kalıyor ve sevgili geri dönüyor. Çocuk büyüyor. Ama annesi öldürülüyor. Çocuk Joo Won tabii. Annesinin katilini bulmak için dedektif oluyor. İşte bundan sonra uçan gözler, zaman gezginleri, anneye benzer profesör, çocuğu büyüten dedektif, çifter üçer ortaya çıkan profesörler, Joo Won’un küçüklük , gençlik , olgun halleri, annenin durmaksızın tekrarlanan öldürülme sahnesi, bizi yiyip bitiriyor.

Şimdi efendim dizinin belki de Joo Won’dan daha çok ilgi çeken karakteri genç baba Kwak Ji Young’ın oynadığı karakter Min Hyuk oldu. Tüm dizinin en normal ve etkili aşk yönü bence Min Hyuk üzerinden verilmişti. Bu adam niye bir türlü ünlü olamadı ve başrol alamadı anlamış değilim. Romantik dizilere çok da uygun bence. Hele bir ağlama sahnesi vardı, hepimiz fena düştük. Bari profesörle tekrar bu adamı yazsalardı, bak düşündükçe sinir oluyorum.

Şimdi finale gelince, yine spoiler olmasın diye açıklamayacağım ama finalin bu biçimde bitmesi için Jin Gyeom’un annesinin tamamen farklı biri olması gerekiyordu, zaman gezgini olmayan başka bir kadın. Öyleydiyse onu göstermeleri gerekiyordu. Yok bildiğimiz anneyse, o final de neydi ? Jin Gyeom’un paralel evrendeki kopyalarının birinin öldürülmesi durumunda diğerinin de öleceği teorisi doğruysa, orada da aksaklık vardı. Eş zamanlılık yoktu ve ortada bir başka Jin Gyeom da vardı, o da bir kopya sayılırdı. İşte anlayacağınız, bu paralel evren ve zaman yolculuğu dizileri ya da filmleri insanı tatmin etmiyorsa, her şey bir teori de olsa inandırıcılıktan uzaklaşıyor. Bu gibi dizilerde inanılmaz şeyler olabilir, ölenler geri dönebilir, geçmiş zaman değiştirilebilir ama bu bile belirli bir mantık silsilesine göre yapılmalı. Bence öyle yani.

Neyse en azından Joo Won askerden döndü, onu izleyebildik. Belki bir sonraki dizisi yaşı yaşına uygun bir hatunla romantik bir dizi olur, iyi bir senaryoyla keyifle izleriz. Kwak Si Young’ı da bir romantik dizi de oynatın çebal, tadı damağımızda kaldı.

Dizi müziği de şurada.

You may also like...

6 Responses

  1. Rabia says:

    İlginçtir ki beklentim yüksekti bu diziden ve yorumları gördükçe izlemeye başlamadığım halde hayal kırıklığına uğradım. Hayır başka bir kadın oyuncu mu bulamadılar bütçe mi düşüktü ne alaka aynı oyuncuyla hem anne hem de romans olsun. Yazık olmuş gerçekten. Yorumunuza güvenerek izlemeyi düşünmüyorum. Teşekkürler 😊

  2. Neva says:

    Kim Hee Sun un Lee min ho ile oynadığı Faith dizisi bu diziden daha güzeldi.Gelecege açılan kapıdan geçen Lee min ho güzel doktoru getirip koruması oldugu kraliçesinin hayatını kurtariyordu.Dizinin sonunda farkli zamanlara gidip komutanı arayan güzel doktor buluyordu en sonunda sevdiğini.Aslinda güzeldi Alice ,Faith ,eternal monarc,trainden daha bilimsel bir temele dayandirmislar zaman yolculuğunu.Ama 15 ve 16 bölümde bozmuslar işi.Jin gyomu bicaklayanla Jin gyomun dna si ayniysa, profesör le annede aynıdır.Eternal morchta Lee gun farklı evrenlerdeki kızları gördüğü halde kendi kızını aradı.Farkli evrenlerde de olsa o senin annen.Ben bir şeyi merak ediyorum profesörle aynı evrende yaşayan Min Hyuk yok mu? Profesör karakola gidince Min Hyuku gorseydi mesela.Niye bu dizi yapıldı ki her şey silindi bitti hiç yaşanmadı.

    • Deli Ajumma says:

      Ben de hep profesörle aynı evrende yaşayan Min Hyuk buluşacaklar ve Joo Won çocukları olacak diye bekledim, ama olmadı.

  3. Ceylan says:

    Valla hislerime tercüman bir yorum olmuş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

%d bloggers like this: